Yeni Doçentlik düzenlemesi ve Üniversitelerarası Kurulun yapısı ile ilgili genel kurul konuşması…

Posted by

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi’nin 3’üncü maddesine ilişkin vermiş olduğumuz öneri üzerine söz almış bulunuyorum. Yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, bu tasarıda, bu kanun maddesinin tasarısında 2547 sayılı Kanun’un 11’inci maddesinin (a) bendinde yer alan “Kuruluş ve işleyişi” kısmındaki “Genelkurmay Başkanlığının Silahlı Kuvvetlerden dört yıl için seçeceği bir profesör” ibaresi çıkarılıyor. Yani bu yerinde bir uygulama çünkü yasa gereği Millî Savunma Üniversitesi Rektörü ve senatosunca seçilecek olan bir profesör üye Üniversitelerarası Kurulda zaten temsil edilecek.

Yine biliyorsunuz mevcut yasaya, mevcut duruma göre Üniversitelerarası Kurul, üniversite rektörleri ve üniversitelerin senatoları tarafından seçilecek olan profesör öğretim üyeleri tarafından oluşuyor. Bu açıdan baktığımızda bu yasanın (b) bendinde getirilecek olan yeni bir yönetim kurulu oluşturulması da yerinde bir yaklaşım çünkü biraz önceki söylediğimiz Üniversitelerarası Kurul üyelerinin sayısına baktığımızda bu yaklaşık 370 civarında bir sayı ediyor ki, çalışma, eskiyle mukayese edilecek olursa ciddi bir şekilde zorlaşıyor. Onun için bir yönetim kurulunun teşkil ettirilmesi bu anlamda işlerin pratikleşmesi ve icranın daha sağlıklı yapılması açısından önemli. Ancak bu yönetim kurulunun teşkiline ilişkin dört alanda yönetim kurulu üyelerinin kontenjanları belirlenmiş; kurul başkanı, fen-mühendislikte 3, sağlıkta 3, sosyal alanda 3, güzel sanatlarda 1 olarak. Bizim vermiş olduğumuz değişiklik önergesinde hepsi eşit olsun, güzel sanatlar da 3’e çıkarılarak toplam yönetim kurulu üye sayısı 13 olsun teklifimiz var. Bu teklifin, tabii, kabul edilmesi yerinde olacak. Bu olmuyorsa sosyal bilimler alanındaki sayının az olduğu da bir gerçek. Bu sayının artırılması ve 5’e çıkarılarak yine 13 yönetim kurulu üyesiyle ama sosyal bilimler alanının 5’e çıkarılması şeklinde bir değişiklik de aslında önerilebilir. Bu, şunun için önemli: Biliyorsunuz, buradaki alanlar fen, mühendislik, sosyal bilimler, sağlık bilimleri ve güzel sanatlar olarak verilmiş. Gerçi bu sınıflandırma, bizim, YÖK’ün istatistik sınıflandırmalarında da karşılık bulmuyor, onu da ayrıca belirtmek istiyorum. Bizim şu anda 7 milyon 200 bin civarında yüksek lisans, doktora dâhil, yükseköğrenimde öğrencimiz var. Bunun 4 milyon 200 bini, yaklaşık yüzde 62,5’u sosyal bilimler alanında. Hoca sayısı da buna paralel bir şekilde. Dolayısıyla, sosyal bilimlerin, alan itibarıyla, iş yoğunluğu itibarıyla bakıldığında ve Üniversitelerarası Kurulun görevleri bir bütün olarak incelendiğinde, bu sayının bu değişiklikle kabul edilmesi daha sağlıklı ve doğru bir yaklaşım olacak. Bunun geçmişteki sıkıntılarına çok fazla girmek istemiyorum.

Değerli milletvekilleri, bakın, burada, bu sınıflandırmada YÖK’ün istatistiklerinde karşılık da yok diyorum. 11 alanda öğretim elemanlarının sınıflandırması var. Bunun 9 bininin karşılığındaki sınıflandırmaya karşılık gelen etikette yazan şey “bilinmeyen alan” yani 9 bin öğretim üyesinin, öğretim elemanının alanı belli değil. Hiç olmazsa buna “müşterek disiplinler” denebilir, hiç olmazsa buna “diğer” sınıflandırması kullanılabilir.

Ben burada, bu konularla ilgili söylenecek daha çok şeyler var ama bu teklifimizin kabul edilmesi dileğiyle yüce heyetinizi tekrar saygılarımla selamlıyorum.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir